| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | reckon with v. | dikkate almak | ||
|
The Latino voting bloc in the US is increasingly a force to be reckoned with. ABD'deki Latin kökenli seçmen bloğu giderek daha fazla dikkate alınması gereken bir güç haline geliyor. More Sentences |
||||
| General | reckon with v. | hesaba katmak | ||
|
This means that economies are to be reckoned with. Bu da ekonomilerin hesaba katılması gerektiği anlamına gelmektedir. More Sentences |
||||
| Phrasals | ||||
| Phrasals | reckon with v. | göz önünde bulundurmak | ||
|
In carrying out the plan, you should have reckoned with all possible difficulties. Planı uygularken olası tüm zorlukları göz önünde bulundurmalıydınız. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | reckon with v. | ile hesaplaşmak | ||
| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Phrasals | ||||
| Phrasals | reckon with (someone or something) v. | (birini/bir şeyi) göz önünde bulundurmak | ||
| Phrasals | reckon with (someone or something) v. | (birini/bir şeyi) hesaba katmak | ||
| Phrasals | reckon with (someone or something) v. | (birine/bir şeye) hazırlıklı/hazır olmak | ||
| Phrasals | reckon with (someone or something) v. | (birini/bir şeyi) dikkate almak | ||
| Idioms | ||||
| Idioms | a force to reckon with n. | hafife alınmaması gereken kişi/şey | ||
| Idioms | a ... to reckon with expr. | dişli/zorlu (biri/bir şey) | ||
| Idioms | a ... to reckon with expr. | güçlü (biri/bir şey) | ||
| Idioms | a ... to reckon with expr. | yabana atılmayacak (biri/bir şey) | ||
| Idioms | a ... to reckon with expr. | hafife alınmaması gereken (biri/bir şey) | ||
| Idioms | a ... to reckon with expr. | yenmesi zor (biri/bir şey) | ||
| Idioms | a ... to reckon with expr. | etkili (biri/bir şey) | ||